| ş é h r´ i k é l a m |
z a m a n d a y a r a![]() kirpiklerinin taradığı bir şarkıyı eziyorum ağzımda nar kalabalığı... dökülüyor şaşkınlık yılgını avurtlarıma. sonra, diyorum sonra kimsenin kimseye anlatamadığı bir ''şerefe'' hikâyesidir. deniz tuzlanır rakı sofrasında İstanbul, eteklenir. canhıraş kavgası çocukluğun, aslında hep şairler yerleşkesidir. bilesin! diye söylemedim. bilmek çıkmaz eskiyen yerin ağrısından. dönüp gelmez güvercin omuzlarıma kumdan lâl'e, pişkin ayrılığa. ömrü uzar gençlik ağusunun, uykulu dalları zamanda yara. y´ tuana. ikibindokuz'lu ekim'e bakan yirmi. 19:36 - 20/10/2009 - İZ' LER ´ {1} - İZ' BIRAK ´k ı s ı k a t e ş t e , i k i![]() ‘’...bu iklim, başka iklim. sular birbirine karışıyor, yaka paça. uzun zaman sonra, o' nu bu halde görebilmek güzel. seçemediklerini yaşayınca da mutlu olabiliyormuş demek ki insan. gök yüzüm birbirinden ayrılıyor. henüz icat edilmiş, ismi saklı, kendisizliğiyle baş başa bir devrim. umulmadık şeylerde, umulmadık zamanlar biriktirince, sevinmeli imiş meğer insan. yapılan hataların kat sayısı arttıkça, doğrulara kulaç atmaktan başka deniz yokmuş. bir varmış, bir yokmuş demek kayıp dürbünün salıncağında kolay bir söylence iken, aslında dinlencelerin keşfi ne de zormuş. bir bildiğim varmış. bir bildiğim varmış, şiirlerimde susturduğum. bazen susmak, her şeye lazım gelen ve hiç bitmeyeceğini henüz bilmediğim bir yolculukmuş. kelimeler kozalarında uslansınlar der iken; yalnız bir masalı, bileti tek kişilik edinilmiş, baş rolünden dinlemek, pişman kelimelerden de yorgunmuş. şükrettiğim bir ömrün aynasında, önce Tanrı'yı, sonra kendimi görebilmek, sadeleştirilmiş bir kusurluluğa ortak olmuş...’’ yazan : y´tuana.
9nisan2bin8. 14:20 - 8/5/2009 - İZ' LER ´ {1} - İZ' BIRAK ´s u a l i k i n d i s i![]() ''ben bu sokağa çok eğildim.'' sırtındaki kuyuyu soranlar, tersane sakiliğinde getirir lambaları, beni anlar. gül ki; her yanılgıda, kasnakların eğriliği var. kimse görmedi sesinin gelişini. dağlar bilsin, yağmaladığım ''ah''lar derdi bir taş gibi dağınık, sırrı arayan aynalar... körelttiğin aklım bilsin, yağmur susan sardunyalar. döne dolaşa okunan her şiir mermer gibi batıyor, defnettiğim yüzüne. avuntuların için taşındım. şimdi s ö y l e ! yalnız, çocukluğum mu dargın. y ´ tuana. 2bin9. 18:06 - 10/2/2009 - İZ' LER ´ {2} - İZ' BIRAK ´k ı s ı k a t e ş t e![]() ‘’...bu bir tekrar, evet… sayıklamanın yüzyıllar önce efsaneleşmiş diyalektleri arasında mekik dokuyan. Aslında sadece biricik ömrüne bilediği, lakin sayısız ömrün paragrafında sivrileşerek, her defasında bir mucizeyi gerçekleştirmekten mütevellit; nasırlaşmış ellerinden dökülsün üstat: '...işte, her düş' ün peşine bir şarkı takıyorlar, düş gidiyor, peşi sıra şarkı da, birden paramparça oluşunu görüyorlar düşlerin... her düşle bir şarkıyı yakıyorlar, şarkılar yakıyorlar; şarkılar onları yakıyor sonra...' - yılmaz odabaşı. Küçük ve çelimsiz adımları vardır ya tüm iç geçiş/me/lerinin... Bir bebeğinki kadar eski. Ayarını her daim sadece kendimizin duyabileceği sınırlarda oyaladığımız fısıltılardır onlar... Güttüğümüzü düşünürken, tuhaf bir farkındasızlıkla güdüldüğümüz her biri tarafından... Hem de denklemini bozmaya asla cesaret edemeyeceğimiz sayısallarda sürmektedir iç/lem/leri. Gün’ü en erken’e sabitlediğimiz kadrajlarda, onlarla rastlaşmak kaçınılmaz gibidir neredeyse… Saatin upuzun saçlarını, uykusuzlukla çekiştirmişken ve artık buna bir son vermenin ertelenmiş gereksinmelerinde, bir de hemen ardındaki rutin tempolarınızda, yavaş yavaş yoklamaya başlar usunuzun mevsimi henüz değişmemiş, hala gecede olan dairliklerini… Belirsizliğe tahammülü olmayanları, her anlam’a – ki; çoğu zaman anlamsızlıklara da – bir renk kuşandırma telaşı içinde yorulanları, mesken tutarlar en fazla… Sanki gölgenizi, ucuz’a kiralamış gibi hissedersiniz bir an… Takip etmekten, bir adım beride istikamet ederler çünkü… Ayrı kutupların, çekimi Tanrısal hesaplaşmalarında… Devreye sözümona giren mantık önermelerinin gerçekliğini inkar edecek; hatta yok edecek kudrete sahip olmaları, belki de bu yüzdendir…’’ yazan : y´tuana.
onyedi, ikibinsekiz'i. 19:29 - 30/1/2009 - İZ' LER ´ {1} - İZ' BIRAK ´k a r a n f i l k o r k u s u![]() içimde bir ıslığın çırası yakar sesimi, göğe doğru hırçın, giderayak unutkan neye yaslanınca ısıtıyor umudun oyadan örtüsü gidilmez bildiğin tüm yasaklar, suya dönmüş yüzünü, ecnebi bir fiilde aklında tuttuğun ne varsa düşüyor düşüyor, adresi unutulmuş yollara, yazılmamış hikayelere. kitaplar sakin bir ömre şikayet. sayfalar, nehirlenmenin uzak tortusu çatallanan bir türkü, boğazımda sefil bir öksürük terkedilen her mevsimin kalbinde, ıssız leyleklere sahibinden dört yara satılık. herkesde bir kabuk. açılmaz olmuş di(l)lenen kilit. melek savurganlığı diyorum, kanatları yok yazılır. yazılır ya, hangi silah tanır sesinde namlusunu. bunca yas bunca şiir, körebe oynandıkça, bir çocuk ölür nefesi tutulası şehirde. yazan : y´tuana.
24 a r a l ı k 2bin8. 14:38 - 24/12/2008 - İZ' LER ´ {3} - İZ' BIRAK ´
|
1. Perde´ ''... söz´ün gittiği şehirden, içinden geçebildiğin yol kadar ...'' Esas Sahife´ Silüet´ Sahifelerden´ Yazarlar´ Tabut Sözbitti Mevsimsiz Siyahkahve Koala Kültür Toplumdüşmanı Karakutu Rblkhn' Enkoyu Enkoyu Herkesze İzEdebiyat Yky Kültür Barbuni DüşLE Patika Yazımhane Zifir Dışarıdakiler Yazı Değirmenleri Sözcükler Bohem MaviMelek Telve Buzdan Gemiler Gri OkumaSitesi Boo Mitoloji Heves Aralık Ezelmai GöçEdebiyat Yumusakge Eliz Fayrap Merdivenşiir RadikalKitap Bachibouzouck Serlevhalar´ ´z a m a n d a y a r a ´k ı s ı k a t e ş t e , i k i ´s u a l i k i n d i s i ´k ı s ı k a t e ş t e ´k a r a n f i l k o r k u s u ´h a (sy) a t ´t e ş r i n - i s a n i ´e y l ü l ´ e ´* Li Rojhilate Dile Min ´İyi Geceler Güzeli ´Düş Mışıltısı ´M i r a ´ I. ´*...İKİ ÇEKMECE...* ´*...AKSÜLAMEL...* ´*...EVİRTİM...* ´*...ABRE LOS OJOS - I...* ´*...DAHA İNCE...* ´*...KAYIP KELİMELER ATLASI...* ´*...İÇİMDEN SESLENDİ TANRI...* ´*...ADIMLA...* ´*...SOLA...* ´*...POETA...* ´*...ES...* ´*...VAHŞİ OLAN RÜZGAR/DI/R...* ´*...ÇOCUKLAR GİBİ / I...* |